ÇGD: Dink cinayetini er geç aydınlatacağız

Bundan 7 yıl önce aklı, vicdanı, özgürlüğün bilgece savunucusu bir aydını, sevgili meslektaşımız Hrant Dink’i aramızdan aldılar. Duruşuyla barışın, kardeşliğin simgesi Hrant’ı kalleşçe katleden tetikçilerin arkasındaki güçler aradan geçen yıllara rağmen ortaya çıkarılamadı. Silüetinde devleti gördüğümüz bütün suçların üstünün örtüldüğü bir coğrafyada yaşayan bizler için elbette şaşırtıcı değildi.

Ape Musa, Namık Erdoğan, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Metin Göktepe, Uğur Mumcu’yu katleden alçak şebekeler ne ortaya çıkarıldı ne de sanık sandalyesine oturtuldu. Daha nicesinde olduğu gibi cinayete Karar veren, azmettiren arkasındaki tetikçinin yakalanmasını bize “cinayeti aydınlattık” diye yutturmaya kalkan, olayda sorumlulukları ortada olmasına rağmen hiçbir kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermeyen hükümet, kuşkusuz ki en hafif ifadeyle, ağır vebal altındadır.

Bugünlerde geçmişte yapılan kirli ortaklığın ifşa edilmesiyle hükümetin vebali daha da gün yüzüne çıkmıştır.
Kurdukları, birlikte hareket ettikleri paralel yapılarla devlete egemen, muhaliflerine düşman hukukunu reva gören, hukuku ayaklar altına alıp darbe dönemlerindeki zulüm politikalarını ülkeye yayan kirli ortaklığın taraflarının Dink cinayetinin işlenmesi  sonrasında da sorumluların yargı önüne çıkarılmamasında nasıl ortak hareket ettikleri, önümüzde duran, yanıtlanması gereken temel sorudur.

Dink cinayetine ilişkin varsayımları gerçekmiş gibi topluma sunan, artık hepimizin bildiği odakların üzerine gitmemek, asgari soruşturmaları dahi yapmayan yargı da kirli ortaklığın yarattığı karanlık zeminde hareket etmiştir. Ailesiyle, dostlarıyla, sevenleriyle, tüm halkla dalga geçen bir yargılama süreci yürütülmüştür. En basit demokratik hak taleplerini aramayı dahi teröristlikle damgalayan yargı, Dink’in öldürülmesini adi bir çete işi olarak kapatma cüretini gösterebilmiştir. Kuşkusuz, yargının pervasızlığının arkasında siyasi İktidarın gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyen tutumunundan aldığı cesaret ve işbirliği vardır.

ÇGD olarak, Dink cinayetinin aydınlatılmasının, adalet özgürlük arayışının bir parçası olduğunu vurguladık. Bugün basit gerçeğin karşısında hem öfkeli, hem de daha umutluyuz. Adalet özgürlük mücadelesinin er geç devletin işlediği bütün suçların yargılanacağı bir tanımı  yaratacağına olan inancımızla, Dink Ailesinin acısını paylaştığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

ÇGD Genel Yönetim Kurulu


Tarih:

Etiketler: